Bir kadını vazgeçilmez yapan şey nedir sorusu çoğu zaman dış görünüş, ilgi ya da fedakârlık üzerinden cevaplanmaya çalışılır. Oysa bir kadını gerçekten vazgeçilmez yapan şey, kendi değerini bilmesi ve bunu ilişkide koruyabilmesidir. Çünkü bir kadın kendini nasıl görüyorsa, ilişki içinde de o şekilde konumlanır.
Vazgeçilmez olmak, daha çok vermek ya da sürekli anlayış göstermek değildir. Aksine, kişinin kendini kaybetmeden bağ kurabilmesidir. Bu denge kurulmadığında ilişki zamanla eşitsiz bir yapıya dönüşebilir.
“Ben sevilmiyorum” duygusu, birçok kadının ilişkide sınır koymakta zorlanmasına neden olur. Bu duygu, kişiyi karşı tarafı kaybetmemek için kendinden ödün vermeye yöneltebilir.
Hayır diyemeyen, sınırlarını koruyamayan bir kadın zamanla kendini geri plana atar. Bu durum dışarıdan fedakârlık gibi görünse de aslında kişinin kendi değerini ikinci plana koymasına neden olur.
Değersizlik duygusu, ilişkilerde en çok “fazla verme” davranışıyla kendini gösterir. Kişi daha çok vererek sevilmeye çalışır. Ancak bu durum zamanla ilişkide dengeyi bozar.
Çünkü sürekli veren taraf olmak, kişinin kendi ihtiyaçlarını görmezden gelmesine neden olur. Sağlıklı bir ilişkide ise denge vardır; iki taraf da hem verir hem alır.
Yetersizlik duygusu, kişinin kendini sürekli eksik hissetmesine neden olur. Bu da ilişkide kendini kanıtlama ihtiyacını artırabilir.
Kendini eksik hisseden bir kadın, çoğu zaman karşı tarafın onayına daha fazla ihtiyaç duyar. Bu durum da zamanla kişinin kendi gücünden uzaklaşmasına neden olabilir.
Oysa vazgeçilmez olmak, eksik hissetmeden var olabilmekle ilgilidir.
Bir kadını vazgeçilmez yapan en önemli unsur, sahip olduğu dişil enerjidir. Bu enerji, yalnızca dış görünüşle değil; kişinin duruşu, kendine olan güveni ve içsel dengesiyle ortaya çıkar.
Dişil enerji; akışta olmayı, kendini kabul etmeyi ve doğal bir çekim yaratmayı ifade eder. Bu enerji güçlü olduğunda kadın, ilişki içinde kendini kaybetmeden var olabilir.
Vazgeçilmez olmak, birinin seni kaybetmekten korkması değil; senin kendini kaybetmemendir. Çünkü gerçek çekim, kişinin kendi değerini bilmesiyle başlar.
Bir kadın kendi sınırlarını koruduğunda, ihtiyaçlarını fark ettiğinde ve kendini olduğu haliyle kabul ettiğinde ilişkilerde çok daha dengeli bir yapı oluşur.
İlişkilerde sağlıklı bir bağ kurabilmek için eril ve dişil enerji dengesi büyük önem taşır. Eril enerji yön verme ve hareket etme tarafını temsil ederken, dişil enerji sezgi, duygusal bağ ve kabul etme tarafını temsil eder.
Bu iki enerji dengede olduğunda ilişkilerde hem çekim hem de güven oluşur. Ancak kişi kendi değerinden uzaklaştığında bu denge bozulabilir.
İçsel gücünü keşfetmek ve ilişkilerde daha sağlıklı bir denge kurmak için eril dişil denge eğitimi önemli bir farkındalık alanı sunar. Bu eğitim sayesinde kişiler hem kendilerini daha iyi tanır hem de ilişkilerde daha güçlü bir duruş sergileyebilir.
Gülhan Toktay’ın kaleminden en çok okunan yazılar.
Gülhan Toktay Zengin Olmak İstiyorum Birçok insan “zengin olmak istiyorum”…
Gülhan Toktay Kendimizi Tanımak İçin Sormamız Gereken Sorular Kendini…
Gülhan Toktay Şiddetli Geçimsizlik İlişkilerde şiddetli geçimsizlik sadece anlaşamamak değildir.Bu…
Gülhan Toktay İlişkilerde Kısır Döngü İlişkilerde ilişkilerde kısır döngü çoğu…