Sana kızgın, küskün ya da hasta oluyor — ve bir şekilde bunu senin yaptıklarınla bağlantılı hissettiriyor. “Eğer beni seviyorsan yaparsın”, “sen olmasaydın ben de böyle olmazdım.” Bu cümleler sevgiden değil, duygusal şantajdan geliyor.
Duygusal şantaj; bir kişinin korkuyu, suçluluğu ya da yükümlülük hissini silah olarak kullanarak karşısındakini istediği şekilde davranmaya yönlendirmesidir. Fiziksel bir baskı yoktur — ama sonuç aynıdır: sen kendi kararlarından değil, karşındakinin tepkisinden hareketle davranmaya başlarsın.
Psikolog Susan Forward’ın tanımladığı bu örüntü, “FOG” üçlüsüne dayanır: Korku (Fear), Yükümlülük (Obligation), Suçluluk (Guilt).
Duygusal şantajı zorlaştıran şey, sevgi diliyle iç içe gelmesidir. Ama belirli örüntüler tekrar ediyorsa dikkat et:
Çünkü senin içindeki bir şeye dokunur — bağlanma ihtiyacına, onaylanma arzusuna, reddedilme korkusuna. Bu gerçek ve insani ihtiyaçlar. Duygusal şantajcı bu ihtiyaçları fark eder ve onları koz olarak kullanır.
Bunu yapan kişi her zaman kasıtlı değildir. Bazen kendisi de bu kalıbı küçüklükte öğrenmiş ve başka türlüsünü bilmiyor olabilir. Ama niyetin ne olduğu, etkisini değiştirmez.
İlk adım: karşındakinin tepkisinden değil, kendi değerlerinden hareket etmeye başlamaktır. “Bu kişi üzülecek mi?” sorusu yerine “Bu benim için doğru mu?” sorusu.
Bu kolay değil — özellikle uzun süredir bu ilişki dinamiğiyle yaşıyorsan. Bilinçaltında “karşındakini mutlu etmek = güvende olmak” denklemi kurulmuş olabilir. Bu denklem görülüp çözülmeden tepkiler değişmez.
İlişki kalıplarının ve duygusal sınırlarının kökenine bakmak istiyorsan, Duygu Odaklı Eril-Dişil Denge Eğitimi‘nde bu tür örüntülerin bilinçaltı boyutunu birlikte çalışıyoruz.
Gülhan Toktay’ın kaleminden en çok okunan yazılar.
Gülhan Toktay Pasif Agresif İletişim Nedir? Bir şey söylemedi ama…
Gülhan Toktay Bilinçaltı Zenginlik Kodları İki kişi aynı fırsatın önünde…
Gülhan Toktay Güvenli Bağlanma Nasıl Geliştirilir? Biri seni bırakacak diye…
Gülhan Toktay Sınır Koymak Nedir ve Neden Zordur? Sınırı biliyorsun…