Eşine vakit ayırmayan erkek çoğu zaman yoğunluk bahanesiyle açıklanır. Oysa bir insan gerçekten istiyorsa zaman yaratır. Gün içinde birçok şeye vakit ayırabilen biri, seni sürekli erteliyorsa mesele zaman değil, önceliktir.
Bir ilişkinin sağlıklı ilerleyebilmesi için yalnızca sözler değil, ayrılan zaman da önemlidir. Çünkü zaman ayırmak, “sen benim için önemlisin” mesajının en net göstergesidir.
Birçok kadın partnerinin yoğun olduğunu düşünerek bu durumu anlamaya çalışır. Ancak aynı kişi arkadaşlarına, sosyal medyaya ya da başka aktivitelere zaman ayırabiliyorsa burada gerçek bir yoğunluktan söz etmek zorlaşır.
İnsanlar öncelik verdikleri şeylere zaman yaratır. Bu yüzden sürekli ertelenen, planları belirsiz bırakılan ve son dakikaya atılan bir ilişkide asıl mesele yoğunluk değil, kaçınma davranışı olabilir.
Bir ilişkide öncelik olmak, sürekli birlikte olmak anlamına gelmez. Ancak kişinin hayatında sana ayrılmış net bir alan olması gerekir. Eğer planlar sürekli erteleniyor, görüşmeler belirsiz bırakılıyor ve iletişim zayıfsa bu durum ilişkide dengesizlik olduğunu gösterir.
Özellikle mesajlara geç cevap verilmesi, iletişimin tek taraflı ilerlemesi ve karşı tarafın çaba göstermemesi, ilişkide ilginin azaldığını gösterebilir.
Bazı durumlarda insanlar gerçekten yoğun olabilir. Ancak bu durum geçici ve açıklanabilir bir süreçtir. Kaçınma davranışı ise süreklidir ve genellikle belirsizlikle birlikte gelir.
Planların netleşmemesi, sürekli ertelenmesi ve ilişkinin belirsiz bir şekilde sürmesi çoğu zaman kaçınma davranışının göstergesidir. Bu noktada kişi ilişkiyi sürdürmek ister gibi görünse de sorumluluk almaktan uzak durur.
Birçok insan ilişkide yaşadığı eksikliği “zamanla düzelir” düşüncesiyle tolere etmeye çalışır. Ancak beklemek çoğu zaman ilişkiyi iyileştirmez. Aksine, kişinin kendi ihtiyaçlarını ertelemesine neden olur.
Beklemek fedakârlık gibi görünse de uzun vadede kişinin kendini değersiz hissetmesine yol açabilir. Çünkü sağlıklı bir ilişkide ilgi ve emek karşılıklıdır.
Bir ilişki, “bir gün değişir” umuduyla değil, bugün var olan davranışlarla değerlendirilmelidir.
Sağlıklı bir ilişkide iki taraf da birbirine zaman ayırır ve bu durum doğal bir şekilde gerçekleşir. Planlar net olur, iletişim açıktır ve taraflar birbirine değer verdiğini davranışlarıyla gösterir.
İlişkide sürekli belirsizlik varsa ve kişi kendini geri planda hissediyorsa bu durum zamanla duygusal olarak yıpratıcı hale gelebilir.
İlişkilerde yalnızca zaman değil, enerji dengesi de büyük rol oynar. Eril enerji yön verme ve sorumluluk alma özelliklerini temsil ederken, dişil enerji duygusal bağ ve sezgiyi temsil eder.
Bu iki enerji dengede olduğunda ilişkilerde hem ilgi hem de güven oluşur. Ancak bir taraf sürekli geri çekiliyor ve diğeri daha fazla çaba gösteriyorsa bu denge bozulur.
İlişkilerde neden benzer durumları yaşadığını anlamak ve daha sağlıklı bağlar kurabilmek için eril dişil denge eğitimi önemli bir farkındalık alanı sunar. Bu eğitim sayesinde kişiler hem kendi değerlerini fark eder hem de ilişkilerde daha dengeli seçimler yapabilir.
Gülhan Toktay’ın kaleminden en çok okunan yazılar.
Gülhan Toktay Yoksulluk Zihniyeti Paranın hiçbir zaman yeterli olmadığını hissediyorsun…
Gülhan Toktay Situationship İlişkiniz yok — ama her şeyiniz var.…
Gülhan Toktay Love Bombing İlk başta her şey harikaydı. Sürekli…
Gülhan Toktay Evlilikte Duygusal Soğuma Aynı evde yaşıyorsunuz, aynı yatakta…