Birileri senden bir şey istedi. İçinden “hayır” geçti. Ama ağzından “tamam” çıktı. Sonra o “tamam”ın içinde ne kadar sıkıştığını hissettin. Bu tanıdık geliyorsa, sorun irade eksikliği değil. Hayır demekteki zorluğun çok daha derin bir kökü var.
Çünkü “hayır” dediğinde içinde bir şey tetiklenir. Bu, bilinçli bir hesap değil, çok daha hızlı işleyen bir alarm sistemidir. Karşındakini hayal kırıklığına uğratma korkusu, ilişkiyi kaybetme kaygısı ya da “bencil” görünme endişesi — bunlar farkında olmadan devreye girer.
Bu korkuların en yaygın olanları şunlardır:
Bu korkuların hiçbiri anlık değil. Çoğu erken yaşlarda, çevreden alınan mesajlarla şekillenmiş.
Çocukken “hayır” dediğinde ne oldu? Sesin kesildi mi? Sinirlenildi mi? Yoksa “iyi çocuk böyle yapmaz” dendi mi? Bu tür tepkiler, hayır demenin tehlikeli olduğunu öğretir. Ve bu öğrenim, yetişkinlikte aynı ses olarak devam eder — ama artık içeriden.
Sınır koyamamak bir zayıflık değil, öğrenilmiş bir hayatta kalma stratejisidir.
Hayır. Hayır demek, kendi değer ve sınırlarına saygı duymaktır. Bencillik başkasının ihtiyacını görmezden gelmektir — hayır demek ise kendi ihtiyacını görünür kılmaktır. Bunlar birbirinden çok farklı şeyler.
Aslında hep “evet” diyen biri, karşısındakine gerçek anlamda değil, korkudan verir. Bu veriş hem seni tüketir hem de ilişkiyi gerçek olmaktan çıkarır.
Başlamak için büyük adımlara gerek yok. Küçük ama gerçek bir “hayır” ile başlanabilir.
Hayır diyebilmek, kendine yer açabilmekle başlar. Bu içsel çalışmayı daha derin ele almak istiyorsan, Duygu Odaklı Eril-Dişil Denge Eğitimi‘nde sınır koyma, özdeğer ve dişil enerji dengesini birlikte çalışıyoruz.
Gülhan Toktay’ın kaleminden en çok okunan yazılar.
Gülhan Toktay Travma Bağı Sana zarar veren biri için yine…
Gülhan Toktay Para Korkusu Fatura gelince midenin gerildiğini hissediyorsun. Para…
Gülhan Toktay İç Çocuk İyileştirme: Adım Adım Farkındalık başladı —…
Gülhan Toktay Gölge Çalışması Nedir? Başkalarında seni çok rahatsız eden…